Yani şöyle, bir bankacı istifa ettiğinde, diğer bankacılar kurtuldukları için sevinirler. Mesela ben bankadan ayrıldığımı sosyal medyada yayınladığım zaman, altına gelen yorumların hepsi hayırlı olsunlar ve darısı başımızalarla doluydu. Kimse hadi ya, neden ayrıldın falan yazmamıştı. İşte buradan da anlaşılacağı üzere , bir bankacı işten ayrılırsa herkes sevinir ve tebrik eder. Ama kendileri ayrılma cesareti gösteremez.
Kimisi için banka bir statüdür. Yani işe ve paraya ihtiyacı olduğu için değil de, bir yere ait olma isteği ile çalışır insanlar. Çünkü her sabah uyanmak için bir sebeptir banka. orada sosyalleşmektedir. bankadan çıktığı anda hayatı biter, çünkü senelerce kurumsal çatı altında kendisini geliştirmemiş, tabiri caizse bir ot gibi işe gidip gelmiştir. hayatından bankayı çıkarınca geriye bir sebep kalmayacaktır. Benim gibilerse azdır. İş te çalışmayı hiç bir zaman bir amaç olarak görmedim. yapmak istediklerimi yapmak için para kazanmak zorundaydım. Hobilerim vardı, görmek istedğim yerler vardı.... ve bunların hepsi için para kazanmak gerekiyordu. Ben çalışmayı bir amaç değil, bir araç olarak seçmiştim.
Evet benim gibiler azdı, ama benim gibileri gazlayan çoktu :) Herkese o kadar net anlatıyordum ki olacakları, herkes benimle birlikte inanıyordu ve beni gazlıyordu. İşte aslında herkese herseyi anlatmak da bir noktada iyi değil. Biraz sakin olmak lazım. Çünkü anlattıkça, konuştukça kendini daha da inandırıyorsun ve objektif olarak düşünemiyorsun. çevrendeki arkadaş, eş, dost da senin başarmanı o kadar çok istiyor ki , onlar da olayların kötü yönünü görmek istemiyor. Zaten göstermek isteseler de, seni inandıramıyorlar.....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder