Öncelikle neden bu kadar popüler ve kulaktan kulağa yayılan bilgiler nasıl onlardan bahsedeyim size.
Malum ülkemizde yaşanan olumsuzluklar, her gün çıkan taciz, tecavüz haberleri, ekonomik gidişat, çocuğu olanlar için çocuklarına gelecek kurma kaygısı, eğitimin gittikçe içi boş hale gelmesi ve vasıfsız gençlerin yetiştiğini görmemiz gibi sebeplerin hepsi birlikte düşünüldüğünde , bazılarımızda alıp başımızı gitme hevesi uyanıyor. İşte bizde de öyle oldu. Anlatılanlara göre; Karadağ fırsatlar ülkesiydi.
- Şirket kurmak çok kolaydı. İster danışman firmalara vekalet verebiliyor, isterseniz de kendiniz işlemleri bir çevirmenle halledebiliyordunuz.
- Vergiler çok düşük
- İş kurarsanız, yazın sezonda çalışıp, EUR kazanıp varlığınıza varlık katabiliyordunuz.
- Avrupa Birliği üyesi olmaya en yakın ülkeydi
- Kiralar uygundu
- Herkes İngilizce biliyordu
- İnsanlar mutluydu
- Eğitim, sağlık ücretsizdi
- Doğal güzellikleri harikaydı
- İnsanlar dost canlısıydı
- Suç oranı yok denecek kadar azdı
Şimdi bunlara tek tek bakalım:
- Şirket kurmak gerçekten çok kolay. Ancak önce bunu danışman firmayla mı yoksa kendiniz mi yapacaksınız buna karar vermelisiniz. Biz bu işi 10.000 EUR ya yapan danışman firmalar bile gördük. Ama işin aslı, şirket kurma maliyeti 300 eur civarında. Bu danışmanlık ve emlakçılık öyle bir hal almış ki, gelen Türkler tam bir keriz olarak görünüyor. İşin kötüsü de bunu yapanlar da Türkler. danışmanlık adı altında yapılan işlemler , yani şirket kurma işlem basamakları şu şekilde;
- Öncelikle muhasebeci buluyorsunuz. Hem muhasebeci hem de siz İngilizce biliyorsanız zaten bir problem yok. Notere gidip, yaklaşıl 15 dk süren bir işlemle muhasebeciye vekalet veriyorsunuz. zaten muhasebeci sizin adınıza butun işlemleri yapıp, en sonunda keşenize kadar tüm evrakları size getiriyor. Evet şirket kuruluşu için başka hiçbirşey yapmıyorsunuz. Yaklaış 5 iş günü içinde şirket kuruluyor, vergi numaranız oluşuyor. Bunu beklerken siz de ya tatil yapıyorsunuz ya da dükkan ev bakıyorsunuz :)
- Vergi numaranızla birlikte polise gidiyorsunuz, orada da çalışma ve oturma iznine başvuruyorsunuz. Buradaki işlem de 10 dk falan. Bundan sonra 21 gun içinde Montenegro kimlik kartınız ve oturma-çalışma izniniz çıkıyor. Şirker sahibi olarak istediğiniz zaman bu belgeyi teslim alma hakkınız var.
İşte bu kadar..... Bu işlemler için sizden 10.000 EUR bile isteyen var.
Tabii bununla bitmiyor . Size şu bilgileri vermiyorlar, şirket açık kaldığı sürece , sigorta ücreti ödemeniz gerekiyor. Bu da aylık 39-89 eur arasında değişiyor.
- Vergiler düşük falan değil. %21 gelir vergisi var, %9 du galiba tam hatırlamıyorum KDV var. Yani iş kurduğunuzda bizim gibi çakallık bilmiyorsanız, devlet üretime de izin vermediği için sadece vergi ödüyorsunuz. Bizim dükkan Budva- Old Town daydı. Yıllık 360 eur Old Town vergisi falan vardı. yani şirketi kurmakla işi açmakla bitmedi olay. Sürekli birşey çıktı. Gümrükte sorun çıktı, kira ödemesinde sorun çıktı.... Bitmedi gitti derdi...
- Evet işi kurup kendinizi sezona atabilirseniz, EUR kazanıyorsunuz. Ama unutmayın ki, EUR kazanana kadar cebinizden sürekli TL çıkıyor, bunu da 6-7 ile çarpmanız gerekiyor. Yani paranın elimizden kayma hızı o kadar süratliydi ki resmen artan ivme ile eriyip gitmişti.
- Avrupa Birliği üyesi olmaya en yakın ülke olması doğru, ancak kimse şu tarihte Avrupa Birliği üyesi olacak diye garanti veremez. Avrupa Birliği be girene kadar da herhangi bir ülkeden farkı yok. Havaalanından indiğiniz andan itibaren görgü kuralları açısından bakarsanız evet bir üstünlük var. Yaya geçitlerinden korkusuzca karşıya geçebilirsiniz, çünkü yaya ve insan önceliği var. Ama bu kadar !!! Başka bir üstünlük beklemeyin. yani Avrupa da falan değilsiniz, ya da Avrupa nın gün yüzü görmemiş bir köyündesiniz, öyle diyim...
- Kiralar uygun-muş.... Taaa ki buradan giden Türkler herşeyde olduğu gibi oranında piyasasını yükseltene kadar.... Yani şöyle örnek vereyim, diyelim bir dükkan 300 eur ya kiralıkmış ve kontratı 1 yıllıkmış. Bu sene kontratı bittiği anda bir Türk gelmiş ve ben bu dükkana 500 eur veriyorum demiş. Hop piyasayı yükseltmiş. Sonraki sene 1000 eur veren olmuş.... Böyle böyle merkez denilen yerde küçücük bir dükkan kirası 2.500 eur ya kadar yükselmiş. Bunun sonucunda da , oradaki mülk sahipleri biz Türklerin parasıyla mutlu mesut ve refah içinde bir hayat yaşarken, biz Türkler verilen kiraları çıkarabilmek, para kazanmak ve geçinebilmek için kendimizi paralar hale gelmişiz. Bir de üstüne 2. sınıf vatandaş muamelesi görmeye başlamışız. Bu arada bu dediklerim bizim gibi Türkiye den sabit bir geliri olmayan, orada kurduğu iş ile geçinmeye çalışanlar için geçerli. Oradaki kodoman diye tabir ettiğimiz abilerimiz hayatlarından memnun ve sizi barındırmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
- herkes İngilizce bilmiyor, hatta çoğunluk bilmiyor . Bu düşünceyle giderseniz çok yanılırsınız. Zaten bilmek zorunda da değiller. Onların ülkesindesiniz sonuçta . Bir gece biz hastaneye gitmek zorunda kaldık. ne doktor ne de hemşireler İngilizce biliyordu. Yanımızda Rusça bilen arkadaşımız olmasa yanmıştık.
- İnsanlar mutlu çünkü orada çalışan birinin maaşı ortalama 300-500 eur aralığında. E hiçbirşey yapmadan 2.500 eur kira alsam ben de mutlu olurum. Hayat pahalı değil.
- Eğitim ve sağlık ücretsiz. Yani biz hastaneye gittiğimizde hiç ücret ödemedik. Eğitimin de ücretsiz olduğu bilgisine ulaştık. Bizim gibi küçük çocukları olanlar için, Türklerin çoğunlukta olduğu kreşler vardı. Aylık 200 eur civarındaydı. özel kliniklerde muayene de 35 eur ydu.
- Doğal güzellikleri gerçekten güzel. Ona diyecek lafımız yok. Hiç bozulmamış ve tertemiz. Ama sonuçta bir kaş değil :)
- İnsanlar dost canlısı mıydı derseniz kişilere göre değişir. Bazıları hala minnettar, çünkü ülkeye para kazandıran biz Türkler olduğunun farkında. Bazılarıysa sizi yemeğe çalışıyor resmen. Yolunacak kaz gibi görüyor.
- Gelelim en can alıcı ve bizim dönmemizde en büyük payı olan sebebe. Can Güvenliği !!!! öyle anlatıldığı gibi suç oranı en düşük ülke falan değil. Öyleyse de raporlama yapılmadığı içindir. Eşimin başına gelen silahlı gasp olayında , anladık ki biz o ülkede asla yapamayız. Çünkü birincisi kural kaide yok. Varsa da biz yabancılara yok. Başınıza bir iş geldiğinde polis sizi dikkate bile almıyor. Arnavutlar ve Sırplar kol geziyor. Tabi bu konuda eşim hatası da vardı. Çok konuşuyordu, yapacağımız yatırım miktarından elimizde kalan paraya kadar heryerde anlatabiliyordu. Millet zaten aç orda, biraz çeneyi sıkı tutmak gerekiyor. Her yerde herşeyi konuşmamak gerekiyor. evet öğrendik ama cebimizdeki tüm nakiti kaptırdıktan sonra ve çok acı bir şekilde oldu..... Bu açıdan işte tam bir muz cumhuriyeti . Biz çocuklarımzıla kendimizi güvende hissetmedik ve dönme kararı aldık.....
Sonuç olarak, Türkiye den gitmeyi düşünüyorsanız, 2 defa düşünün. Bazen ne kadar kızsak da söylensek de vatanımız cennet ! Başka bir ülkede yaşama iş kurma düşünceniz varsa da, önce gidin bir süre yaşayın. Yazını kışını görün. Kulaktan dolma bilgilerle iş yapmayın. Bizzat kendiniz deneyimleyin.....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder