28 Ocak 2019 Pazartesi

NASIL İSTİFA ETMEYE KARAR VERDİM ?

Genellikle bankacılar, iş yoğunluğu , performans yönetimi ve izleme sürecinde olurlarsa istifa etme eğilimi gösterirler. Transfer teklifleri ile başka bankalara geçenlerden bahsetmiyorum tabii ki.

Benim sebebim, bu yukarıda saydıklarımın hiçbiri ile ilgili değildi. İşimde başarılıydım, 5 sene boyunca müşteri portföyümü genişletmiş ve güzel işler başarmıştım. Ancak küçük yerlerde görev yapıyorsanız ve sirkülasyon yoksa bir süre sonra tıkanma yaşarsınız . Buna portföy körlüğü de diyebiliriz. Hemen yanındaki dükkan sahibi bir iş yapsa bile haberin olmaz, çünkü o sana göre zaten bitiktir ve asla senin bankla ya da seninle çalışmayacaktır.  Hep aynı müşteriler çevresinde döner durursun. Ben de o noktaya gelmek üzereydim. Hamile kalana kadar da en yakın ilçeye 90 km git gel bile yapıyordum. Neden mi ? Benim görev yaptığım ilçe ekonomik alamda her sene %10 bile büyümezken, hedefler %30 artarak geliyordu. Sürekli yeni  müşteri bulmamız isteniyordu. Yapıyordum da, ama çok yorulmuştum, kendi benliğimi kaybettiğimi, karakterimin değiştiğini hissediyordum. Her zaman pozitif bir insan olan ben bile söylenmeye başlamıştım.

Bir de çalıştığım banka politikası, her zaman mevduata düşük faiz, krediye yüksek faiz şeklindeydi. Zaten küçük yerdeyim, bir iş oluyor, 5 banka birden işi kapmak için yarışıyoruz. E fiyatlama zaten yok, bütün işleri müşteri ilişkileri ile yönet.... Evet yapıyordum da ama inanılmaz yorulmuştum. Her gelen işte müşteriye , ama bu seferlik bizle yap be ağabey, beyfendi evet faizimiz düşü belki mevduatta ama güler yüzümüz var, çay var kahve var.... Bu muhabbetler beni çok yormaya başlamıştı....

Bir de bakıyordum, öyle olmayacak insanlar öyle işer başarıyorlardı ki, ben neden yapamayacaktım ? İşte en büyük hatayı burda yaptım sanırım. Esnaflık, ticaret apayrı bir dünya ve ayrı bir yetenek gerektirirmiş. Ve sanırım bu özellikler bende yokmuş.

Kafamın rahatladığı tek şey , dikiş dikmek oluyordu. Eve gelince saatlerce makine başından kalkmadan dikiş dikebiliyordum. Şubede giydiklerimi de kendim dikmeye başlamıstım. Takımlar, elbiseler, ceketler, bluzlar, etekler.... Çok da güzel dikiyordum. Ne giydiğime bakmak için şubeye gelen müşterim bile vardı.

Aklım fikrim bu hobimdeydi. Bazen yıllık izin alıp, günlerce dikiş diksem ne güzel olur diye bile düşünüyordum. Zaman yetmiyordu istediklerimi yapmaya. Sonra 2. kızıma hamile kaldım. Hamilelik sürecimde çalıştığım bankanın politikası da agresifleşmeye başladı. Daha da daraldığımı hissettim. Neden dikiş dikmiyorum ki dedim. Eşim de hep yurtdışında yaşamak istiyordu. Zamanında cesaret edememiştik. En çok da ben istememiştim. Ama düşününce bankayı bıraksam, turistik yerde bir butik açsak, hazır giyim alıp satsam ama bir yandan da üretsem ne kadar güzel olurdu....

Şu an anlatırken gözlerim doluyor. Çünkü bu hayale o kadar yaklaşmıştık ki.... Maalesef başımıza gelen olaylar ve tecrübesizliklerimizle aldığımız yanlış kararlar hayallerimizi gerceklestirememize sebep oldu. Sonraki postlarda bunlara değineceğim zaten. Şimdi bir daha üzülmeyeyim...

Evet, anlatırken çok kolay değil mi ? Arabamızı, motorumuzu satarız, ben istifa ederken anlaşırım, tazminatımı alırım, hepsiyle gider yurtdışında bir hayat kurarız!!!! Harika !!! Yakın çevremiz de tam destek zaten . Hatta aileler bile destekliyor bu sefer, çünkü bir yaz önce eşim gitti , biraz kaldı. Turist olarak harika bir şehirdi Budva.... Dikkatinizi çekerim turist olarak diyorum. Esnaf olarak değil.... Bunu geç anladık tabi ama olan oldu. Evet neyse, okurken de plan çok basit ve uygulaması da kolay değil mi? Ama öyle olmadı maalesef....

Bütün bunlar olurken, ben doğum iznine çıktım . Eşim gitti tekrar Karadağ a , her şey süper. Ben doğum iznimi ailemin olduğu şehirde geçirmeye karar verdim. Böylece çocuklarla annem ilgilenirken, ben de modelistli kursuna gidip kendimi geliştirebilecektim . Evet gittim, hem bilgisayarlı modelistlik, hem de elde kalıp kursu bitirdim. Yetmedi, KOSGEB in girişimcilik sertifikasını aldım. Neden ? Çünkü zaten Karadağ da hersey güzel gidecek ve ben bir süre sonra kendi markamı oluşturup , Türkiye de kendi üretimimi yapacağım !!!! Hayaller muhteşem öyle değil mi?

Allaaahhh, hersey harika gidiyor buraya kadar.... Doğum izni bitmek üzere. E yani her şey bu kadar mükemmel giderken neden istifa ertmeyeyim ki? Zaten işim beni çok yordu, doğum izni sonrası dönmezsem kurumla da anlaşma şansım yüksek diye düşündüm ve harekete geçtim. İnsan kaynakları sağolsun bana yardımcı oldu. Çünkü bu arada 2.doğumdan sonra bel fıtığı olmuştum ve bir süre yerimden kalkamamıştım. Bunu da kendilerine ilettim ve bankacılık anlamında bir kariyer planlamadığımı ekledim. Haklarımı verdiler. Evet artık özgürdüm !!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İYİ MAAŞ Mİ, RAHAT CALİSMA SARTLARİ Mİ, YALOVA DAN NASIL KAŞ A TAŞINDIK

Şimdiiiii, bence en can alıcı noktalardan birisi bu. İnsan işini , çalışacağı kurumu seçerken artı eksiler yapmalı. Ben bunu ilk olarak, Yal...