Yapılan bir başka hata da , başkalarının hayatlarına özenme ve karşındakini ya küçük görme ya da o yapıyorsa ben de yaaprım düşüncesi ile hareket etmek oluyor.
Öncelikle biz Budva da dolaşırken, dükkanlarda satılan ürünlerin fiyatlarına baktık. İnanılmazdı, Türkiye de 10 TL ye satılan ürünler orda 50 EUR ya satılıyordu. Kar marjları başımızı döndürmüştü. Bu esnaflar bu karları yapabiliyorsa biz neden yapamayacaktık ? hatta biz daha kaliteli ürünler getirecek, oradaki kaliteyi arttıracaktık. Henüz maliyet hesabı tam olarak yapmadığımız için bize çok basit geliyordu. Oradaki bie esnaf , bize en fazla maliyeti 50 tl olan ürün getirin dediği zaman bizi kıskanıyor, çok iş yapmamızı istemiyor diye düşünmüştük. Aslında haksız sayılmazdık. Çünkü esnaflıkla ilgili bilmediğimiz o kadar çok şey vardı ki. Mesela biz Türkiye den bir markanın bayiliği için görüşüyorduk. Ve hangi marka olduğunu orada söylemiştik. Söylemememiz gerektiğini sonradan öğrendik. Çünkü Budva da bize o marka ile anlaşmamamız gerektiğini, maliyetin altından kalkamayacağımızı söyleyen Kuşadası esnafı, aynı marka ile kendisi görüşüyormuş. Bunu marka sahibinden bizzat öğrenmiştik. Kimseye güvenmememiz gerektiğini orada anladık.
İkinci bir nokta, ben tam bir Alev Şenol hayranıyım. Sosyal medyada kendisini hayranlıkla takip ediyorum. hatta bir sefer yaşadığımız yere geldiğinde kendisiyle görüşmeye ve tanışmaya bile gitmiştim. kendisi bana tavsiyeler vermiş, ancak ben kendisini dinlemeden hareket etmiştim. Madem dinlemeyeceksin neden soruyorsun değil mi? İşte insan olaylara , nasıl olmasını istiyorsa öyle yaklaşıyor, bazen kendisini dışarıdan gelen uyarı ve tavsiyelere kapatıyor. Biz buna akıl tutulması da diyoruz. Tam da yaşadığımız buydu.
Alev Şenol, o kadar hızla büyüyordu ki, ve tam da benim hayal ettiğim gibi büyüyordu. ben modelistlik kursuna, kişiye özel ölçülerde kalıp çıkarabilmek için gitmiştim, o da tam olarak bunu yapıyordu. uzaktan ölçü sistemiyle çalışıyor, kişiye özel sipariş alıyordu. Ben neden yapamayayım diye düşünüyordum, ama onun 6 senedir verdiği mücadele detaylarını hesaba katmamıştım. Velhasıl, özenmek güzel ama bilinçsiz hareket etmek çok da güzel olmamıştı.
Bir de Kaan Sekban vardı. Bankacılığı bırakmış, ve komedyen olmuştu. Hayallerini nasıl gerçekleştirdiğini adım adım izliyordum. hepsi üst üste gelmişti. Bunlar bir işaret olmalıydı. Ama işte işaretleri doğru takip etmek gerekiyordu ve ben bu kadar yaklaşıp, sonuca ulaşamamıştım.....
Pişmanlık değil, yol gösterici tavsiyeler için yazıyorum ....
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
İYİ MAAŞ Mİ, RAHAT CALİSMA SARTLARİ Mİ, YALOVA DAN NASIL KAŞ A TAŞINDIK
Şimdiiiii, bence en can alıcı noktalardan birisi bu. İnsan işini , çalışacağı kurumu seçerken artı eksiler yapmalı. Ben bunu ilk olarak, Yal...
-
Şimdiiiii, bence en can alıcı noktalardan birisi bu. İnsan işini , çalışacağı kurumu seçerken artı eksiler yapmalı. Ben bunu ilk olarak, Yal...
-
Genellikle bankacılar, iş yoğunluğu , performans yönetimi ve izleme sürecinde olurlarsa istifa etme eğilimi gösterirler. Transfer teklifleri...
-
Kendim yapacaklarıma o kadar inanmıştım ki, çevremi de inandırmıştım. Yani derler ya önce kendine inan, bu kısımda benim zerre sıkıntım yokt...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder